Matrix ve Cloud Atlas’ın da yaratıcıları olan Wachowski kardeşler tarafından hem yazılan hem de yönetilen dizi, dünyanın farklı şehirlerinde yaşayan 8 ayrı kişinin bir anda telepati kurmasıyla başlıyor. Kore’de dövüş sanatları uzmanı bir kadından(en sevdiğim karakter Sun Bak), hacker bir transa, Meksika’da dizilerde oynayan ve eşcinselliğini gizlemeye çalışan jönden,Hindistan’ın en önemli adamlarından biriyle evlenmeye hazırlanan bir genç kıza, İzlanda’da uyuşturucu bağımlısı dj’den, San Francisco’lu polise, son derece farklı karakterler, artık birlikte hareket edecek ve birbirilerinin her duygusunu aynen yaşayacaklardır.Herbirinin kendi hikayelerini izlemenin yanında, güçlerinden dolayı onları ortadan kaldırmaya çalışanlara karşı kendilerini korumalarını, birbirlerine bağlanmalarını, özellikle yardımlaştığı sahneleri izlemek çok keyifli.Seyrederken, çok yerde, “işte din,dil,ırk ayrımı olmasaydı, böyle bağ kurabilecekti insanlar” diyorsunuz, ki sanırım, dizinin yaratıcıları da tam bunu hedeflemişler.Fakat dizi bu güçlü karakterlere, dinamik konuya rağmen hem ağır ilerliyor hem de bazı sahnelerin gereksiz yere uzatıldığı oluyor.Ayrıca, bazı kişilerin, özellikle erotik sahneler konusunda “fazla cesur” bulabileceğini de belirteyim.Dizinin, hiç beklenmedik yerde, herkes tarafından sevilen şarkıları kullanma şekli çok iyi ve özellikle başarılı kurgusu sayesinde, konusu gayet karışık olmasına rağmen, hem anlaması hem kaptırması gayet kolay.Yine de, sadece mistik türden hoşlananlar için tavsiye ederim.

Reklamlar