Bir gün, insanların büyük çoğunluğunun kısır olduğunu ve özellikle kendi soylarını devam ettirme derdinde olan güçlü ve aynı zamanda kibirli insanların neler yapabileceklerini düşünün.Doğurgan kadınların, damızlık olarak bir nevi köleleştirilecekleri, hastanelerde doğan çocukların güvende olmadığı, ülkeler arasında damızlık kadın ticareti yapıldığı, tabii ki her olumsuz ortamda olduğu gibi, din sömürüsünün, korkunun, sınıf farkının, egoizmin had safhaya ulaştığı bir dünya düşünün.Kurgu türünde olan ama aslında çok da imkansız olmadığını düşüneceğiniz, seyrederken sık sık Orwell’in 1984’ünü hatırlayacağınız, insana dair bir çok duyguyu, zayıflığı, korkuyu, kelimeleri doğru seçerek, ideolojilerini doğru pazarlayarak insanların nasıl ve ne derece ikna edileceğini, son derece çarpıcı biçimde gözler önünde seren bir dizi The Handmaid’s Tale.Çok satanlar listesinde adı sıkça geçen yazar Margaret Atwood’un aynı isimli kitabından uyarlanan MGM yapımı dizide, başrolde Elisabeth Moss, tüm yüzüyle, mimikleriyle harika bir oyunculuk sergiliyor.Shakespeare In Love’ın yakışıklı aktörü Joseph Fiennes de, diğer oyuncular da son derece iyiler.Set tasarımında en ince ayrıntılar düşünülmüş, kostümler, çekimler çok iyi.Biraz ağır olduğunu bazı sahnelerin uzatıldığını söyleyebilirim ama yine de hiç sıkılmadan izleniyor, çünkü kelimenin tam anlamıyla çok ama çok enteresan!Ve öyle başarılı kurgulanmış ve çekilmiş ki, inandırıcılığını hiç kaybetmiyor.