Batman, İnterstaller, Inception gibi dev filmlerin yazar ve yönetmeni Nolan, Dankirk’te film anlayışına yeni bir tür, yeni bir bakış açısı kazandırmış..Film, II. Dünya savaşında Alman bombardımanından kaçmaya çalışırken Dunkirk kıyısında sıkışıp mahsur kalan İngiliz askerlerinin kurtarılma öyküsünü anlatıyor.Kulağa önce bir teslim olma hikayesi gibi gelen olaylar, aslında doğru kararların ne büyük önem taşıdığını gösterirken, bir yandan da Hitler’in özgüveninin ve Churchill’in insanları motive etmedeki becerisinin de, savaşın kaderini nasıl değiştirdiğini, tekrar hatırlatıyor bize.
Fikirlerine güvendiğim bir çok dostum kendisini filme kaptıramadığını söyledi ki birçok insan da aynı duyguyu yaşayacaktır eminim.Ancak Nolan bunu zaten bilerek ve isteyerek yapmış
Alışılagelmiş fimlerde seyircinin bağ kuracağı karakterler vardır, bu filmde ise hiç yok.Hatta hemen hiçbir kararkterin adını bile bilmiyorsunuz çünkü hiçbir önemi yok.Burada bağ kuracağınız yegane şey “kurtarılma hikayesi”nin kendisi.Nolan da sadece bunu anlatmayı hatta yaşatmayı hedeflemiş.Ve özellikle ses efekti ve miksajı,görüntü efekti, çekimleri,castı ile öyle başarılı bir yapım olmuş ki, ben Dunkirk’e savaş filmi yerine “savaş simülatörü” diyebilirim, o derece gerçeği yaşıyorsunuz.Tabii ki, tam 9 kez Oscar adayı olmuş 1 kez de kazanmış efsane Hans Zimmer’in müziklerinin etkisi çok büyük.

Ve, eğer izleyecekseniz, IMAX’de izlemenizi de şiddetle tavsiye ederim.