Sibel ve Cahit ayrı sebeplerle intihara teşebbüs eder ve hastanede tanışırlar..Ardından aralarında değişik bir ilişki, aynı zamanda derin bir aşk başlar.Bu aşk, birlikte olmayı beceremeseler de, birbirleri sayesinde ayakta duran insanların aşkıdır.
Daha ilk sahnede sizi vuran, birkaç sahnede yerinizden sıçratan ve sonra da üzerimizdeki etkisini hiç yitirmeyen filmlerden, Duvara Karşı.Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın’ın filminde, başrolde yine, Almanya’da doğup büyüyen Sibel Kekilli ve Birol Ünel oynuyor. Film, Almanya’da yaşayan Türk gençlerinin muhafazakar aileleri ile, yaşadıkları ülkedeki özgürlükler arasında nasıl kaldığını, yaşadıkları zorlukları, baskı altında yetişen insanların nasıl taşkın ve tatminsiz bir karaktere dönüştüğünü, çok acı örneklerle gözler önüne seriyor.Belki fazla depresif bulabilirsiniz ancak özellikle başroldeki oyunculuklara hayran olmamanız mümkün değil.Hem Birol Ünel hem de Sibel Kekilli (ki birkaç sene sonra Game Of Thrones dizisinde gayet iyi bir rol kaptı) çok iyi, en önemlisi çok gerçekçi performans sergiliyorlar.Yan oyunculardan beni etkileyen başka bir oyuncu olmadı, Meltem Cumbul’un oyunculuğu zaten bana çok teatral ve abartılı gelir, burada da yine aynı.Ama senaryo, kurgu ve başrol oyuncuların performansı çok iyi.Tüm bunların dışında, aralarda yer alan, fasıl tadında söylenen Türkçe şarkılar ve İstanbul’un en güzel manzarasında çekilen görüntüler, Hamburg’da evde rakı sofrası hazırlanırken fonda çalan “Kur masayı madam Despina” şarkısı eşliğindeki çekimler, filme özellikle biz Türkler açısından, ayrı bir güzellik katıyor.Bana göre zamanında Yılmaz Güney, Metin Erksan, şerif Gören,günümüzde Zülfü Livanelli, Ferzan Özpetek, Nuri Bilge Ceylan gibi, bu ülkenin gururudur Fatih Akın her ne kadar Almanya’da yaşıyor olsa da ve dünyanın en iyi yönetmenlerindendir.Eğer izlemediyseniz, onun ilk filmlerinden biri olan, Almanya’nın Oscar’ı diye adlandırabileceğimiz Altın Ayı dahil tam 25 uluslarası ödüllü Duvara Karşı’yı izlemenizi tavsiye ederim.