Bazı insanlar vardır ki, inancı, vatan sevgisi, cesareti tüm dünyanın kaderini etkiler. Ama kimi kötü kimi ise iyi yönde. İşte insanlığın tarihini olumlu yönde değiştiren, büyük adamlardan biri Winston Churchill’in, tüm parlamento kendisine karşıyken, Hitler’e kafa tutmasının hikayesini anlatıyor Darkest Hour. Ve yine bu senenin Oscar adayı filmlerinden Dunkirk’de anlatılan olayların, diğer tarafını anlatıyor bir yandan da. Bu sebeple seyredecekseniz her ikisini izlemenizi öneririm ve mümkünse önce bu filmi ardından Dunkirk’ü. Tarihin en önemli olaylarından birine, her açıdan ve çok iyi çekilmiş filmlerle şahit olacaksınız.

Filme, tarihe tanıklık etmek dışında bakarsak, adının hakkını verdiğini ve son derece karanlık, tarihle ilgilenmeyen seyirci için ise sıkıcı bir film olduğunu söyleyebilirim. Ama konu ilginizi çekiyorsa ve gerçek oyunculuk nasıl olur, bir de Gary Oldman’dan izlemek isterseniz ben şiddetle tavsiye ederim. Yönetmenliğini Anna Karenina, Kefaret gibi genellikle romantik filmlerden tanıdığımız Joe Wrigt’ın yönettiği film, en iyi film dahil 6 dalda Oscar adayı.
En iyi erkek oyuncu ödülünü Gary Oldman sonuna kadar hakediyor ve kusursuz makyajı ile en iyi makyaj Oscar’ını da alması yüksek ihtimal ama başka ödül alacağını düşünmüyorum.

Reklamlar