A.B.D’nin en başarılı buz patencisi olmayı başaran ancak dengesiz ve kıskanç eski kocasının, olimpiyatlar öncesinde en yakın rakibine düzenlediği saldırı nedeniyle, ömür boyu mesleğinden men cezası alan Tonya Hardling’in gerçek hayat hikayesini anlatıyor film. Özellikle, 80’li yıllarda buz pateni izlemek için ekranın başına kilitlenen yaşıtlarımın ayrıca ilgisini çekeceğini düşündüğüm “Ben, Tonya”, hem kolay izleniyor hem de sıkmıyor. Yönetmen, Tonya’nın annesinin kalpsizliğinin derinine ve nedenlerine inmese de, Mom rolünde hayranlıkla izlediğim Allison Janney bu rolde de son derece başarılı bir iş çıkarmış ve annenin, sevgisizliğiyle, kızının hayatını ne denli olumsuz etkilediğini, seyirciye dört dörtlük yansıtmış.
Film üç dalda oscar’a aday, bunlardan biri de kurgu. Alacağını sanmıyorum ama kurgusunun gayet başarılı olduğunu söyleyebilirim. İlk çıkışını The Wolf of Wall Street’le yapan Margot Robbie’yi de oldukça başarılı buldum, özellikle aynada kendisine baktığı sahnedeki mimikleri izlemeye değer, ama oscar’ı hakkediyor mu, bence o kadar değil. Allison Janney ise, bir çok iyi oyuncunun canlandıracağı bir rolde çok iyi bir performans sergilemiş, normalde “oscar’lık oynamış” demeyebilirdim ama karşısında çok güçlü bir rakip olmadığı için yardımcı kadın oyuncu ödülünü alabilir.

Reklamlar