Gone Girl’ün yazarı Gillian Flynn’in romanından uyarlanan yapımda, bohem, asi ve yalnız bir hayat süren gazete muhabiri Camille, bir genç kızın boğularak öldürürülmesini ve sonrasında gerçekleşen kayıp kız vakasını araştırmak üzere, büyüdüğü şehre gider. Ancak burada, sadece vakayı araştırmakla değil, tüm hayatını etkileyen geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır.
 
 
Hbo’dan çok yeni ve çok sağlam bir polisiye dizi, Sharp Objects. Baştan bol klişeyle başlayan seri katil hikayesi, dizi ilerledikçe oldukça özgün bir psikolojik bir gerilime dönüşüyor. Sabırsız izleyicinin hoşlanmayacağı uzun sahneler var ancak Dallas Buyers Club ve Big Little Lias’ın da yönetmenliğini üstlenen Jean-Marc Vallée öyle iyi ki, hiç sıkılmadan izleyeceğinizi düşünüyorum. Özellikle dizinin tamamında yer alan flashback ler çok iyi kullanılmış, hem kafa karıştırmıyor, hem de ilgiyi sürekli ayakta tutuyor. Tabii ki dizinin başarısının en büyük sebebi, şimdiye kadar hiç kötü bir işini izlemediğim, Amy Adams. Usta oyuncu, hem başrolünü hem de ortak yapımcılığını üstlendiği dizide, yine çok iyi bir performans sergiliyor. Ve Amy Adams’a eşlik eden, bir çok filmden, özellikle Green Mile’dan hatırlayacağınız, Patricia Clarkson da en az onun kadar başarılı.
 
 
Hbo her zaman yaptığı gibi bölümleri her bir hafta yayımlamaya ve seyirciyi bekletmeye devam ediyor. Bu durumdan çok hoşlanmasam da, beklediğimize değeceğine eminim. Sizin de ilginizi çektiyse Sharp Objects’i Digiturk Bein Series vice’da hemen izleyebilirsiniz.
 

Reklamlar